Gaziantep’te sebze ve meyve fiyatlarındaki astronomik artış, üreticiyi de tüketiciyi de isyan noktasına getirdi. Tarladan sofraya gelen süreçte fiyatın tam 30 kat katlanması, aracı zincirindeki “fahiş kâr” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Gastronomi şehri Gaziantep’te bugünlerde mutfakların ana gündemi lezzet değil, fiyatlar. Üreticinin tarlasında sembolik rakamlara alıcı bulan ürünler, market raflarına ulaştığında vatandaşın bütçesini sarsan rakamlara dönüşüyor. Tarlada 1 TL olan ürünün markette 30 TL’ye satılması, “Aradaki fark kimin cebine giriyor?” sorusunu akıllara getiriyor.

“Kabul Edilemez Bir Uçurum”


Konuyla ilgili sert açıklamalarda bulunan Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Yılmaz, fiyat dengesizliğinin temelinde üretim planlaması eksikliğinin yattığını belirterek şunları söyledi:

“Arz-talep dengesi sağlanamadığı için fiyatlar kontrolsüzce yükseliyor. Üretici alın terinin karşılığını alamazken, tüketici de en temel gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Üretici ile tüketici arasındaki bu devasa fark kabul edilemez. Sistemdeki aksaklıklar vatandaşa zam olarak dönüyor.”


Uzmanlar: “Denetim ve Şeffaflık Şart”


Ekonomi uzmanları, fiyat artışlarının sadece mevsimsel nedenlerle açıklanamayacağını ifade ediyor. Özellikle Gaziantep gibi lojistik olarak merkezi bir konumda bile bu farkların oluşması; plansız üretim, yüksek nakliye maliyetleri ve denetim eksikliğine bağlanıyor. Uzmanlara göre çözüm yolu belli: Üretimden satışa kadar olan tüm zincirin şeffaf bir şekilde dijital takibe alınması ve aracılık sisteminin disipline edilmesi.

Vatandaş Kalıcı Çözüm Bekliyor


Semt pazarlarında ve marketlerde fiyat etiketlerine bakıp geri dönen Gaziantepliler ise dertli. Yetkililere seslenen vatandaşlar, anlık denetimlerin ötesinde, tarladaki fiyatın rafa bu denli yansımasını engelleyecek kalıcı yasal düzenlemeler bekliyor.